Müşterilere ilişkin özen yükümlülükleri nelerdir?

Mann berüht einen Kreis aus diversen Symbolen mit Lupe im Zentrum

Müşterilerinizin kim olduğunu bilmek, Kara Para Aklama İle Mücadele Kanununun belirlediği en önemli yükümlülüğünüzdür. Bunun için müşterilerinizin kimliğini tespit etmek yeterli olmayıp size verdikleri kimlik bilgilerinin doğru olup olmadığını da kontrol etmek zorundasınız.

“Know your customer” müşterinizi tanıyın demektir. Daima ona göre hareket edin!

Yerine getirilmesi gereken genel özen yükümlülükleri şunlardır:

  1. Karşınızdaki sözleşme tarafının (müşterinin) kimliğinin tespiti, gerekirse o kişi adına hareket eden şahsın da kimliğinin tespiti ve gönderilen temsilcinin bu işlemi yapma yetkisi olup olmadığının incelenmesi;
  2. Karşınızdaki sözleşme tarafının ekonomik hak sahibi olan başka biri adına hareket ediyor olup olmadığının ortaya çıkarılması ve gerekirse ekonomik hak sahibi olan kişinin de belirlenerek kimliğinin tespiti;
  3. Her zaman uyulacak bir diğer özen yükümlülüğü olarak, arzu edilen ticari ilişkinin amacı ve tercih edilen ticari ilişki türüyle ilgili bilgilerin toplanıp değerlendirilmesi;
  4. Karşınızdaki sözleşme tarafının veya onun arkasındaki ekonomik hak sahibinin siyasi nüfuz sahibi kişilerden olup olmadığının tespit edilmesi;
  5. Aranızdaki ticari ilişkinin akışının sürekli gözetim altında bulundurulması.

Müşterilere yönelik bu özen yükümlülüklerinin somut kapsamı, karşınızdaki sözleşme tarafından, aranızdaki ticari ilişkiden veya yapılacak işlemden doğabilecek kara para aklama riskiyle uyumlu olmalıdır. Dolayısıyla, herhangi bir alan ya da durumda kara para aklama riskinin düşük veya yüksek olacağı beklendiğinde, genel özen yükümlülüklerinin buna göre uyarlanması gerekebilir. Böylece, yeni Kara Para Aklama İle Mücadele Kanununun öngördüğü risk temelli yaklaşım nedeniyle, belirli şartlar altında özen yükümlülüklerinin hafif ya da normalden daha geniş olması mümkündür. Yetkili denetim otoritesi bu konuda inceleme yapabilir.

Yukarıda belirtilen özen yükümlülüklerini (Kara Para Aklama İle Mücadele Kanununun 10. maddesi 1. fıkrasının 1.-4. bentleri) yerine getiremediğiniz durumlarda, arzu edilen ticari ilişkiyi kurmanız ya da devam ettirmeniz ve istenen işlemi yapmanız yasak olup bu ticari ilişkiye son verilmesi zorunludur. Aykırılık durumunda ise size idari para cezası verilebilir.

Şirkete ve yükümlü grubuna göre özen yükümlülüklerini doğurabilecek iş ve işlemler için bazı örnekler:

  • Yeni bir müşteri ya da iş ortağı ile ticari ilişki kurulması;
  • Ticari mallar (kıymetli madenler hariç) ile ilgili olarak bizzat ya da üçüncü şahıslar kanalıyla 10.000 Euro ve üzeri nakit para alınıp verilen işlemler;
  • Kıymetli madenler ile ilgili olarak bizzat ya da üçüncü şahıslar kanalıyla 2.000 Euro ve üzeri nakit para alınıp verilen işlemler;
  • Sanat eserleri ile ilgili olarak, ödemelerin nakit mi ya da nakit dışı mı olduğuna bakılmaksızın, 10.000 Euro ve üzeri değerdeki işlemler (bu kural hem ticari mal satıcıları için hem de sanat eserleri satış komisyonculuğu yapanlar ve sanat eserleri deposu işletenler için geçerlidir);
  • Ödeme şekli ne olursa olsun, emlak alım-satım aracılığı şeklindeki iş ve işlemlerde diğer sözleşme tarafının ciddi alım ya da satım niyetinde olduğunu belirtmesi;
  • Ödeme şekli ne olursa olsun, bahis oyunu işletmeciliği ve aracılığında 2.000 € değerinde bilet ya da kazanç bulunması;
  • Devam etmekte olan bir ticari ilişkinin periyodik olarak kontrolü veya müşteriye ait kimlik ve diğer bilgilerinde önemli değişikliklerin meydana gelmesi;
  • Diğer nedenler (burada sayılanlar sadece örnektir).

Identifizierung

Kanunda açıklanan usule uygun kimlik tespitinde, diğer kişinin beyan ettiği kimlik bilgileri toplanır ve hem kimliğinin doğruluğu hem de verdiği bilgilerin doğru olup olmadığı bunun için uygun görülen, güvenilir belgelerle karşılaştırılarak kontrol edilir.

Özen yükümlülüklerinizi yerine getirmek üzere toplanan beyan ve bilgilerin tarafınızca kaydedilerek saklanması zorunludur. Örneğin:

Bir gerçek kişinin gerekli bilgilerini Kimlik Tespit Formuna işleyerek topluyorsunuz. Verdiği beyanların doğruluğunu ise size gösterdiği nüfus cüzdanının/kimlik belgesinin aslı (fotokopisi değil!) ile karşılaştırarak kontrol ediyorsunuz. Bunun üzerine, orijinal kimlik belgesinin önlü arkalı fotokopisini yaparak dosyanıza ekliyor ve böylece kimlik kontrolünü belgelendirmiş oluyorsunuz (dokümantasyon).

Kaynak: Lokaler Server
Formatlar: video/mp4

Ekonomik hak sahibinin tespiti

Kara Para Aklama İle Mücadele Kanununun 3. maddesi 1. fıkrasında yer alan “ekonomik hak sahibi” (wirtschaftlich Berechtigter) kavramı, yükümlünün karşısındaki sözleşme tarafının/müşterinin “sahibi” ya da yöneticisi olan veya ona ilgili işlemi yaptıran veya ticari ilişkiyi kurduran gerçek kişi olarak tanımlanmıştır. Ekonomik hak sahibi böylece görünmeyen gerçek kişidir. Karşınızdaki sözleşme tarafı bazı durumlarda birden fazla gerçek kişinin kontrolü ya da etkisi altında bulunuyor olabilir. Bu demektir ki, bir tüzel kişi ya da şahıs şirketi ile iş yapacağınız zaman ekonomik hak sahibinin kim ya da kimler olduğunu tespit etmeniz gerekir. Ekonomik hak sahibini tespit etmek üzere Ticaret Sicili ve eklerinde sorgulama yapılması çoğu hâllerde yeterli olmayabilir. Özellikle iştirak ilişkilerinin karmaşık olduğu şirketlerde çok kademeli bir inceleme gereklidir.

Bu nedenle, ekonomik hak sahibinin daha çabuk, daha kolay tespit edilebilmesi için Şeffaflık Sicili oluşturulmuştur.

Tüzel kişilerde ve şahıs şirketlerinde ekonomik hak sahipleri kimler olabilir?

Kara Para Aklama İle Mücadele Kanununun 3. maddesi 2. fıkrasında tüzel kişiler ve şahıs şirketleri ile ilgili son derece ayrıntılı bir düzenleme yer almaktadır:
Hak ehliyetine sahip vakıflar hariç tüzel kişilerde ve Menkul Kıymet Ticareti Hakkında Kanununun 2. maddesi 11. fıkrasında tanımlanan “organize piyasalardan” birinde borsaya kote olmayıp oy hakkı payları konusunda Avrupa Birliği hukukuna uygun şeffaflık şartlarına veya buna eşdeğer uluslararası standartlara tabi olmayan diğer şirketlerde (burada en başta Avrupa Birliği dâhilindeki borsalara veya benzer standartlara uygun bir borsaya kota anonim şirketler kastedilmektedir), dolaysız ya da dolaylı olarak

  1. sermaye paylarının yüzde 25’inden fazlasına sahip olan,
  2. oy haklarının yüzde 25’inden fazlasına sahip olan veya
  3. benzeri bir kontrol hakkı bulunan her gerçek kişi ekonomik hak sahibi sayılmaktadır.

Buna göre, tüzel kişilerde ve şahıs şirketlerinde, sermaye paylarının ya da oy haklarının yüzde 25’sinden fazlasına sahip olan veya buna benzer kontrol hakkı bulunan ortak ekonomik hak sahibi konumunda olabilir. Ekonomik hak sahibinin oynadığı rol yanlışlıkla çoğu zaman yasal temsilci ile karıştırılmaktadır.

Vakıflarda ekonomik hak sahibi kimdir?

Yedieminlik kapsamında malvarlığı yönetimi ya da dağıtımı yapılan veya yönetimi üçüncü taraflarca görevlendirilen hak ehliyetine sahip vakıflar ve kuruluşlar
Yedieminlik kapsamında malvarlığı yönetimi ya da dağıtımı yapılan veya yönetim ya da dağıtımı üçüncü taraflarca görevlendirilen hak ehliyetine sahip vakıf ve kuruluşlarda veya nev’i bunlara benzeyen şirketlerde, Kara Para Aklama İle Mücadele Kanununun 3. maddesi 3. fıkrasına göre aşağıda sayılanlar ekonomik hak sahiplerindendir:

  1. Malını yediemine bırakan (Settlor), tröst yönetimiyle görevli olan (Trustee) veya hami (protektör) olarak hareket eden herhangi bir gerçek kişi;
  2. Vakfın yönetim kurulu üyesi olan herhangi bir gerçek kişi,
  3. Lehtar olarak atanmış herhangi bir gerçek kişi;
  4. Malvarlığının lehlerine yönetileceği veya dağıtılacağı gerçek kişiler grubu (yönetim altındaki malvarlığının lehtarı olarak öngörülen gerçek kişinin henüz atanmamış olması şartıyla);
  5. Herhangi bir başka şekilde dolaysız ya da dolaylı olarak malvarlığı yönetimi veya getiri dağıtımında hâkim bir etkiye sahip herhangi bir gerçek kişi ve
  6. Bir topluluğa dolaysız ya da dolaylı olarak hâkim bir etkiye sahip olan, vakıf yönetim kurulu üyesi olan veya vakıf lehtarı olarak atanan herhangi bir gerçek kişi.

Peki ekonomik hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ne yapılır?

Ekonomik hak sahibi Kara Para Aklama İle Mücadele Kanununun 3. maddesi 1. fıkrası veya 2. fıkrasının 1.-4. cümlelerine göre bizzat tespit edilemediğinde (örneğin, oy haklarının yüzde 25’inden fazlasına sahip herhangi bir gerçek kişinin bulunmaması veya ekonomik hak sahibi olabilecek gerçek kişinin, ekonomik hak sahipleri hakkında bilgi vermeyen bir devlet ya da yargı alanında bulunuyor olması gibi hâllerde), ilgili sözleşme tarafının yasal temsilcisi, yönetici ortağı veya partneri ekonomik hak sahibi olduğu kabul edilir (Kara Para Aklama İle Mücadele Kanununun 3. maddesi 2. fıkrasının 5. cümlesi). Diğer yandan, karşınızdaki sözleşme tarafı bağlı bulunduğu ekonomik hak sahibinin tespitine katkıda genellikle bulunmakla yükümlüdür. Dolayısıyla, sözleşme tarafının bu katkıda bulunmayı reddetmesi, şüphe ihbarında bulunmanızı haklı kılacak bir neden olarak görülmelidir.

Yasal temsilcinin fiktif ekonomik hak sahibi olarak belirlenmesi gerektiğinde, bu konuda yapılan incelemenin kapsamlı bir şekilde belgelendirilmesi (dokümantasyon) zorunludur. Hangi tüzel kişinin tespit edilemediği, kayda alınan dokümanlardan açıkça anlaşılmalıdır.

Özen yükümlülükleri ve diğer kayda alma/saklama zorunlulukları ile ilgili ayrıntılı bilgiler web sitemizin download bölümünde bulunur.