İltica prosedürü

Bir çift iltica başvurusu yapıyor

İltica başvurusunda bulunmak için Almanya’da konaklamanız gerekir. İltica başvurusu, Almanya Federal Cumhuriyeti’nin yurtdışı temsilciliklerinde yapılamaz. Bu başvuruyu şahsen yapmanız gerekir.

Almanya’da iltica başvurusunda bulunabilmek için öncelikle kayıt yaptırmanız gerekir. Berlin’e geldiyseniz, öncelikle Yeni Gelenler için Başvuru Merkezi’ne (Almanca) gitmelisiniz. Burada, „EASY“ adı verilen Almanya genelindeki paylaşım sistemi yardımıyla, sizin kabulünüzden hangi eyaletin sorumlu olduğu belirlenir. Kabulünüzden başka bir eyaletin sorumlu olduğunun belirlenmesi durumunda, size ilgili kuruma ulaşmanızı sağlayacak bir tren bileti verilir. Berlin sorumluysa, İltica İşleri Eyalet Dairesi’nde (Almanca) mülteci olarak kayıt yaptırmanız gerekir. Kayıt işlemi iki gün sürer. İlk gün, sizin için geçici bir kimlik belgesi olarak görev yapacak olan ve hizmet hakkı için bir ön koşul olan giriş kimliğiniz oluşturulur. Giriş kimliğinde adınız, doğum tarihiniz, uyruğunuz ve fotoğrafınız bulunur. Bunun dışında, giriş kimliğinizi almadan önce parmak izi vermeniz gerekecektir. İkinci gün, tıbbi muayene gerçekleşir ve ilk hizmetinizi almış olursunuz. Kimlik belgeleriniz ve kişisel belgelerinizi (pasaport, doğum belgeleri, nüfus cüzdanı veya ehliyet) mutlaka yanınızda getirin.

Kaydın sonunda size konaklama ve tüm ihtiyaçlarınızı sağlayacak olan bir kabul tesisine alınırsınız. Kabul tesisinde barınma süreniz, esas olarak en az altı hafta, en fazla altı ay sürer. Güvenli ana vatan olarak adlandırılan ülkelerden birinden geliyorsanız (Arnavutluk, Bosna-Hersek, Gana, Kosova, Makedonya, Karadağ, Senegal ve Sırbistan), Federal Göçmenler ve Mülteciler Dairesi iltica başvurunuz hakkında karara varana kadar burada konaklamakla yükümlü olursunuz. İltica başvurunuzun reddedilmesi durumunda, güvenli ana vatan adı verilen bir ülkenin vatandaşı olarak, ana vatanınıza geri dönene kadar ilk kabul tesisinde kalmak durumunda olursunuz. Başka bir tesiste bulunan aile üyeleriniz varsa, aile birleşimi gerçekleştirme olanağınız vardır.

İltica başvurusunu nasıl yapabilirim?

Mülteci olarak kayıt yaptırmanızın ardından, Federal Göçmenler ve Mülteciler Dairesi’nin (Almanca) Berlin’deki dış ilişkiler şubesinde iltica başvurunuzu yapabilirsiniz. Burada size bir randevu verilir. Başvuruda bulunmak için de kimlik belgelerinizi yanınızda götürün.

Şahsi başvurunuz esnasında yanınızda bir çevirmen bulunur. Bunun yanı sıra, tüm önemli bilgiler size ana dilinizde yazılı olarak da verilir. İlettiğiniz bilgileri, birden fazla başvurunuz olup olmadığını ve ilk başvurunuz mu yoksa Dublin Yönetmeliği uyarınca bir sonraki başvurunuz mu olduğunu kontrol etmek için Yabancılar Kayıt Bürosu ve Federal Ceza Polis Bürosu birlikte inceleyecek. Buna ek olarak, Avrupa genelindeki sistem yardımıyla, başka bir devletin iltica prosedüründen sorumlu olup olmadığı belirlenebilir.

Şahsi başvurunuzun sonunda geçici oturma izni alırsınız.

Hangi ikamet belgelerini alacağım?

Kayıt sırasında, fotoğrafınızı, adınızı, doğum tarihinizi ve uyruğunuzu içeren giriş kimliğinizi alırsınız. Federal Göçmenler ve Mülteciler Dairesi’nde yapılan şahsi iltica başvurusundan sonra geçici oturma izninizi alırsınız. Bu belge, iltica başvurusunda bulunmuş olduğunuzu kanıtlayan ve olası kontrollerde (polis kontrolleri) kimliğinizi ispat eden çok önemli bir belgedir. Geçici oturma izni alan bakımından sorumlu kabul tesisinin bulunduğu bölgeyle sınırlıdır. Bir ilk kabul tesisinde yaşamaya devam etmekle yükümlü olmadığınız sürece, bu sınırlama üç ay sonra ortadan kalkar (özellikle güvenli ana vatan olarak adlandırılan ülkelerin vatandaşları için).

İltica prosedürü nasıl işler?

Federal Göçmenler ve Mülteciler Dairesi, iltica prosedürü çerçevesinde, sizin durumunuz için sığınma hakkına, mülteci korumasına, geçici korumaya ve ulusal sınır dışı etme yasağına ilişkin ön koşulların mevcut olup olmadığını kontrol eder.

Federal Göçmenler ve Mülteciler Dairesi’nin dış şubelerinden birinde iltica başvurunuzu yapmanızın ardından, bu karar için bekleme süresi başlar.

İlk kabul tesisinde yaşamakla yükümlü olduğunuz sürece, sizin için konaklama yükümlülüğü adı verilen durum söz konusu olur. Bu, kabul tesisinizin bulunduğu yabancılar şubesinin bölgesinden ayrılmamanız gerektiği anlamına gelir. Sizin durumunuzda bu bölge Berlin eyaletidir. Konaklama yükümlülüğü süresince çalışamazsınız.

Asıl iltica prosedürünün gerçekleşmesinden önce, Dublin prosedürü ile başka bir Avrupa ülkesinin iltica başvurunuzun işlenmesinden sorumlu olup olmadığı belirlenir. Bu şekilde Dublin bölgesi (AB, Norveç, İzlanda, İsviçre veya Liechtenstein) adı verilen bölgede yapılan her iltica başvurusunun yalnızca bir ülke tarafından kontrol edilmekte olduğundan emin olunur. Adı geçen ülkelerden herhangi birinde daha önceden kayıt yaptırdıysanız veya iltica başvurusunda bulunduysanız, Almanya tarafından ek bir iltica hakkı koruması verilmeyebilir.

İltica başvurunuz başka bir ülkede işlenecekse, Almanya bu ülkeye bir devralma talebinde bulunur. Bunun uygun görülmesi durumunda, Daire buna yönelik bir bildirimde bulunur. Bir hafta içerisinde idari mahkemede buna karşı dava dilekçesi verebilir ve hızlandırma talebinde bulunabilirsiniz. Hızlandırma başvurusu hakkında mahkeme kararı verilene kadar ilk başvuru ülkesine transfer gerçekleştirilmesi mümkün değildir.

Transferin altı ay içerisinde gerçekleşmemesi durumunda, sorumluluk iltica başvurusunu son yaptığınız ülkede kalacaktır. Bu süre, belirli koşullar altında esnetilebilir.

İltica prosedürünün en önemli öğesi, başvuru sahibiyle yapılan mülakattır. Mülakat randevu tarihinde, Federal Göçmenler ve Mülteciler Dairesi tarafından size bir çevirmen sağlanır. Randevu esnasında, şahsi iltica nedenlerinizi dile getirme imkanınız vardır. Bu nedenle, bu randevuya iyi hazırlandığınızı göstermeniz ve öncesinde bir avukata ait yardım kuruluşundan (Almanca) danışmanlık almış olmanız çok önemlidir. İltica prosedüründeki mülakata ilişkin bazı bilgileri asyl.net (Almanca) sitesinde birçok dile çevrilmiş şekilde bulabilirsiniz.

Randevunuzu sağlık nedenleri veya diğer önemli nedenlerden dolayı kaçırmanız durumunda, bunu mutlaka yazılı olarak bildirmeniz gerekir. Mazeret göstermeden randevuya gelmezseniz, başvurunuz reddedilebilir veya prosedür durdurulabilir.

Mülakat kamuya açık değildir; ancak elbette avukatınız, UNHCR yasal temsilcisi veya güvendiğiniz bir başka kişiyle (idari usul kanunu § 14 paragraf 4) birlikte mülakata gelebilirsiniz. Eşlik edilmeyen ve reşit olmayan kişilere velileri tarafından eşlik edilir.

Mülakatınız sırasında size iltica nedenlerinizi ve yaşam koşullarınızı açıklamanız ve öz geçmişinizi anlatmanız için yeterli süre verilmelidir. Bunun yanı sıra, ana vatanınıza geri dönmeniz durumunda sizi hangi tehlikelerin beklediği konusundaki değerlendirmenizi de paylaşabilirsiniz. Federal Göçmenler ve Mülteciler Dairesi’ndeki karar verme yetkisine sahip sorumlu kişi, çoğunlukla ana vatanınızda söz konusu olan genel koşullar hakkında bilgi sahibidir. Soruları gerçeğe uygun biçimde yanıtlamakla yükümlüsünüz. Devlet dairelerinden veya polisten alınmış fotoğraflar, evraklar veya sağlık raporları gibi delilleriniz varsa, bunları ibraz edin.

Hataları veya yanlış anlaşılmaları engellemek için tüm konuşma tercüme edilir ve başlıca içeriği tutanağa geçirilir. Konuşmanın sonunda, tutanağın ana dilinize çevrilmesini talep edebilirsiniz. Bu şekilde beyanlarınızı düzeltme veya beyanlarınıza ekleme yapma olanağına sahip olursunuz. Tutanağın ana dilinize geri çevrilmesi, tutanağı imzalamanız talep edilmeden önce gerçekleşmelidir.

Mülakat sonrasında, Federal Göçmenler ve Mülteciler Dairesi’nde iltica başvurusu hakkındaki karar süreci başlar.

Eşlik edilmeyen reşit olmayan kişiler, hamileler, çocuğunu tek başına yetiştiren ebeveynler, işkence kurbanları, travma yaşamış kişiler, cinsiyet nedenleriyle baskı altında bulunan kişiler ve insan ticareti kurbanları gibi özel korunma ihtiyacı olan kişilerin durumuna tüm iltica prosedürü ve barındırma süresi boyunca özellikle dikkat edilmelidir.

Hangi durumda koruma alabilirim?

Sorumlu devlet dairesi, her bir mültecinin hangi koruma hakkını alabileceğine iltica prosedürü sırasında karar verir. Almanya’da dört koruma biçiminden birine karar verilir:

  • Sığınma hakkı
  • Mülteci koruması
  • Geçici koruma
  • Ulusal sınır dışı etme yasağı

Anayasanın 16a numaralı maddesinde, sığınma hakkının temelini oluşturan temel iltica hakkı tanımlanmaktadır. Devlet özneleri tarafından politik olarak baskı altında tutulan tüm kişiler, Almanya’da korunma hakkına sahiptir. Ancak baskı altında bulunan kişinin Almanya’ya güvenli bir üçüncü ülke (tüm AB ülkeleri, Norveç, İzlanda, Liechtenstein ve İsviçre) üzerinden seyahat etmiş olması durumunda, sığınma hakkının tanınması imkansızdır.

Kimlerin mülteci olarak tanınacağı ve bu şekilde mülteci koruması elde edeceği, mülteci konvansiyonunda belirlenmiştir. Irkı, uyruğu, politik görüşü, dini veya belirli bir sosyal gruba olan üyeliği nedeniyle hayatı veya özgürlüğü tehlike altında olan kişiler mülteci olarak adlandırılır. Sığınma hakkından farklı olarak, mülteci koruması için söz konusu olan tehlike yalnızca devlet özneleri tarafından değil; terör örgütleri, klanlar, karteller veya aile üyeleri gibi devlet dışındaki özneler tarafından da kaynaklanıyor olabilir. Daire, kişinin ana vatanında güvenli bir çevreye taşınmak veya benzeri bir yolla koruma elde edip edemeyeceğini de göz önünde bulundurur.

Sığınmacılar ve mülteciler, sınırsız iş piyasası girişi içeren üç yıllık oturum iznine sahip olur. Aile birleşimi hakları vardır. Tanınma itibariyle üç ay içerisinde Daire aracılığıyla aile birleşimi başvurusunun yapılması durumunda, aile üyelerinin geçimini sağlayabileceğinizi yeniden kanıtlamanız gerekmez. Üç ila beş yıl sonra, geçim güvencesi ve belirli düzeyde Almanca bilgisi gibi diğer ön koşulların yerine getirilmesi durumunda, yerleşme izni verilir.

Başvuruda bulunan kişinin ana vatanında idam cezası, işkence, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya ceza nedeniyle tehlike altında olması durumunda, geçici koruma verilir. Bunun yanı sıra, hayatı veya kişisel bütünlüğü silahlı çatışmalar çerçevesinde yer alan gelişigüzel şiddet eylemleri nedeniyle ciddi biçimde tehlike altında olan siviller için de koruma geçerlidir.

Dairenin geçici koruma vermesi durumunda, yabancılar şubesi bir yıllık oturum iznini verir. İlk yılın geçmesinin ardından, koruma nedeni mevcut olmaya devam ettiği sürece bu oturum izni iki yıl uzatılabilir. Geçici korumaya sahip kişiler, aynı tanınmış mülteciler gibi sınırsız iş piyasası girişine sahip olur. Bununla birlikte, yasa, ailelerin Mart 2018’e kadar yeniden birleşmesini yasakladı. 01.08.2018’den beri her ay koruma hakkına sahip 1000 aile üyesi Almanya’ya seyahat edebilir. Oturum izni, beş yıl sonra belirli ön koşullar altında süresiz bir yerleşme iznine dönüştürülebilir.

Sığınma, mülteci koruması veya geçici koruma almak için koşulları yerine getiremeyen başvuru sahiplerinin korunabilmesi için kişinin sınır dışı edilmesinin insan hakkı ihlallerine sebebiyet vermesi veya kişinin hayatını ya da özgürlüğünü ciddi ve somut bir biçimde tehlikeye atması durumunda, ikamet yasasının § 60 5. ve 7. paragrafına göre ulusal bir sınır dışı etme yasağı konabilir. Bu, kişinin ana vatanında tedavi edilemeyen ağır bir hastalığının olması ve geri dönmesi halinde ağır sağlık hasarlarının ortaya çıkacağından endişe edilmesi durumunda söz konusu olabilir.

Ulusal sınır dışı etme yasağı (Almanca) söz konusu olduğunda, yeniden uzatılabilen bir yıllık oturum izni verilir ve bu oturum izni, beş yıl sonra belirli ön koşullar altında yerleşme iznine dönüştürülebilir. Kendileri için sınır dışı etme yasağı çıkarılan kişiler, iş piyasasına sınırlı olarak giriş hakkına ve yalnızca sınırlanmış bir aile birleşimi hakkına sahip olur.

Refakatsiz küçük mülteciler için hangi prosedürler uygulanır?

Ebeveynleri veya diğer yasal vasiler olmadan Berlin’e giren küçük mülteciler ve sığınmacıların özel durum gereksinimleri vardır. Bu özel muameleler, (şimdilik) yetkili Gençlik Yardım Ofisi – Berlin’de ise Eğitim Gençlik ve Aile Senatosu / Sosyal Hizmetler tarafından yürütülmektedir. Bütün refakatsiz çocuk ve gençlerin ilk işlemleri, Kabul ve Takas Bürosu (EAC), Wupperstraße 17, 14167 Berlin (Steglitz-Zehlendorf) adresinde gerçekleşir. Orada çocukların refahı için uygun konaklama, yiyecek-içecek imkanı, tıbbi ve pedagojik bakım sağlanır. Yabancıların kayıtları, İdari ve Düzenleyici İşler Dairesi tarafından yapılıyor. Refakatsiz küçük mültecilerin ülke çapında ilk kez kayıt sayısına bağlı olarak, Berlin yönetimi – sınır dışı etmek için herhangi bir sebep olmadıkça (örneğin hastalık gibi) – başka bir federal devlete gönderme hakkına sahip olabilir. Sınır dışı edilmeye sebep olacak bir durum yoksa ya da mülteci sayısındaki karşılaştırmalarda sayıları azsa refakatsiz küçük mülteciler Berlin’de kalır.

Sığınma başvurusu, refakatsiz küçük mülteci tarafından değil, yalnızca Sosyal Hizmetler, çocuğun vasisi veya ilk müdahalede bulunan hemşire tarafından yapılabilir. Refakatsiz küçük mülteci için bir başvuru yapılması gerekiyorsa iltica prosedürünün bir parçası olarak vasi ya da görevli hemşire eşlik edecektir.
Bu durum, özellikle Federal Göçmen ve Mülteciler Dairesinde sığınma davası için önemlidir. Koruyucu ya da düzenleyici hemşire, genellikle (refakatsiz) küçük mülteci çocuklarla ilgili bazı özel durumlara müdahale edebilen, aynı zamanda iltica ve göçmenlik yasası gibi konularda uzmanlığa sahiptir.